Dil bilgisi · YDS ve YÖKDİL

YDS Bağlaçları: Anlam Gruplarına Göre Tam Liste ve Örnekler

Son güncelleme: · Hazırlayan: yds.digital Editör Ekibi

Kısa cevap

YDS’de bağlaçlar 10 dil bilgisi sorusunun yaklaşık 5’ini (12–16. sorular), 10 boşluklu cloze bölümünde 2 boşluğu ve 27–36. sorulardaki 10 cümle tamamlama sorusunun neredeyse tamamını belirler. 2018–2021 arası altı YDS kitapçığında yaptığımız sayıma göre bağlaç sorularında doğru cevabın yaklaşık %42’si sebep–sonuç, %40’ı zıtlık–karşıtlık ilişkisi kurar. Aşağıda 83 bağlacı 11 anlam grubunda, ardından gelen yapı ve örnek cümlelerle bulabilirsiniz.

  • YDS 12–16. sorular: yaklaşık 5 bağlaç sorusu
  • Cloze test (17–26): 10 boşluğun 2’si bağlaç, 2’si isim alan bağlaç öbeği
  • Cümle tamamlama (27–36): neredeyse her soru bir bağlaca dayanır
  • Bu sayfada 83 bağlaç, 11 anlam grubu ve 12 sık karıştırılan çift

Bağlaçlar YDS’de neden bu kadar önemli?

Bağlaç bilgisi tek bir soru tipine sıkışmaz: dil bilgisi, cloze test ve cümle tamamlama bölümlerinde doğrudan, çeviri, yakın anlamlı cümle ve paragraf tamamlamada dolaylı olarak puan getirir. Aşağıdaki tabloda soru numaraları 2026-YDS/1 kitapçığındaki bölüm düzenine, “bağlacın rolü” sütunu ise 2018–2021 arası altı YDS kitapçığında yaptığımız sayıma dayanır. Bölümlerin tamamı için YDS ve YÖKDİL soru dağılımı sayfasına bakabilirsiniz.

BölümYDS soru noYÖKDİL soru noBağlacın rolü
Dil bilgisi 7–16 (bağlaç: 12–16) 1–20 (kelime ve dil bilgisi karışık) 12–14: yan cümle bağlaçları ve geçiş ifadeleri; 15: so … that, such … that gibi eşli yapılar; 16: due to, despite gibi isim alan bağlaçlar
Cloze test 17–26 21–30 10 boşluğun 2’si bağlaç veya geçiş ifadesi (however, therefore), 2’si de isim alan bağlaç öbeği (due to, rather than)
Cümle tamamlama 27–36 31–41 Neredeyse her soru, iki yan cümleyi bağlayan bağlacın anlamına dayanır
Çeviri 37–42 42–53 Bağlacın Türkçe karşılığı, şıkları elemenin ölçütlerinden biridir
Yakın anlamlı cümle 68–71 — Eş anlamlı yapıya dönüşüm (although ↔ despite, because ↔ due to)
Paragraf tamamlama 72–75 54–59 Boşluktan sonraki cümleyle mantıksal geçiş (however, therefore, moreover)

Sayımımızda incelediğimiz 48 bağlaç cevabının yaklaşık %42’si sebep–sonuç, %40’ı zıtlık–karşıtlık ilişkisi kuruyordu; ekleme %6, alternatif ve koşul %4’er, zaman %2 civarında kaldı. Yani bu iki büyük grubu sağlam bilmek, bağlaç sorularının yaklaşık beşte dördünü kapsar.

Bağlaçların ağırlığı YDS’ye geçişle arttı: Aşkaroğlu’nun (2014) karşılaştırmasında bağlaç sorusu sayısı 2012 İlkbahar KPDS’de 5, aynı dönemin ÜDS’sinde (sosyal bilimler) 6 iken 2013 İlkbahar döneminde yapılan ilk YDS’de 9’a çıktı. MEB’in 144 ders saatlik YDS hazırlık kursu programı da zarf cümlecikleri ve geçiş ifadelerine 15 saat ayırır; bu, programdaki dil bilgisi üniteleri arasında zamanlarla (tenses) birlikte en uzun süredir.

Bağlaçları ayırt etmenin 3 kuralı

Şıklarda genellikle aynı anlamdaki iki bağlaç ile farklı anlamdaki üç bağlaç yan yana durur. Aşağıdaki üç soruyu sırayla sormak, çoğu soruda doğru cevabı yapıdan ve anlamdan iki kez doğrular.

1. Anlam ilişkisini bulun

Boşluğun iki yanındaki fikirleri karşılaştırın: aynı yönde mi ilerliyor (ekleme, sonuç), ters yönde mi (zıtlık, karşıtlık), yoksa biri diğerinin nedeni, şartı, amacı ya da zamanı mı? Olumlu bir yan cümleden olumsuz bir ana cümleye geçiş, genellikle although, while veya however gibi bir zıtlık bağlacına işaret eder.

Örnek: “---- the new treatment is expensive, many patients prefer it because it works faster.” Pahalı olması ile tercih edilmesi ters yöndedir (karşıtlık) ve boşluktan sonra özne + yüklem gelir. Bu boşluğa although, even though veya while uyar (şıklarda genellikle yalnızca biri bulunur); despite (cümle almaz), because (anlam ters) ve due to (hem anlam hem yapı yanlış) elenir.

2. Ardından ne geldiğine bakın: cümle mi, isim mi, V-ing mi?

Aynı anlamı taşıyan bağlaçlar farklı yapılar alır. Boşluktan sonra çekimli bir fiil (özne + yüklem) varsa yan cümle bağlacı, yalnızca isim öbeği veya V-ing varsa edat gibi davranan bir bağlaç, nokta ya da noktalı virgülden sonra yeni bir cümle başlıyorsa cümle bağlacı gerekir.

Anlam+ yan cümle (özne + yüklem)+ isim öbeği / V-ingCümle bağlacı (noktalama ile)
Karşıtlık (rağmen) although, even though despite, in spite of nevertheless
Zıtlık while, whereas unlike, in contrast to however, in contrast
Sebep because, since, as, now that because of, due to, owing to —
Sonuç so, so … that, such … that — therefore, thus, consequently, as a result
Amaç so that, in order that for fear of, with a view to (+ V-ing) — (in order to / so as to + V1)
Koşul if, unless, provided that, as long as in case of otherwise
Zaman while, until, by the time during, prior to —
Ekleme — in addition to, besides, as well as moreover, furthermore, in addition
Alternatif — instead of, rather than instead

3. Noktalamaya ve konuma bakın

Önce bu 42 bağlacı öğrenin: çekirdek liste

Tablolarda ★ ile işaretlenen 42 bağlaç, sınavda en çok puan getiren anlam gruplarının öncelikli üyeleridir. Bir gruba geçmek için karta dokunun.

Zıtlık bağlaçları: while, whereas, however

İki durumu birbirine zıt olarak karşılaştırır. Cümle tamamlamada boşluğun iki yanı arasında olumlu–olumsuz yön değişimi varsa önce bu gruba ve karşıtlık grubuna bakın.

BağlaçTürkçeArdından ne gelir?Örnek cümle
but ama, fakat Yan cümle (özne + yüklem)
Aynı cümle içinde iki yan cümleyi bağlar (“…, but …”). İki ayrı cümle arasında resmî metinlerde genellikle “However,” tercih edilir.
The drug reduced symptoms in mice, but it had no measurable effect on human patients.
İlaç farelerde belirtileri azalttı, ama insan hastalar üzerinde ölçülebilir bir etkisi olmadı.
yet ama, yine de Yan cümle (özne + yüklem)
“but” gibi bağlar, ancak beklenmedik bir zıtlığı vurgular. Zarf olarak “henüz” anlamı da vardır.
The theory is elegant, yet it fails to explain several key observations.
Kuram zarif, ama yine de birkaç temel gözlemi açıklamakta yetersiz kalıyor.
while ★ -iken, oysa Yan cümle (özne + yüklem)
Hem zıtlık hem zaman bildirir. Ardından isim gelmez (“during the war” ama “while the war continued”); kısaltılmış yapıda V-ing alabilir (while studying).
While urban populations are growing rapidly, many rural areas are losing residents.
Kentsel nüfus hızla artarken birçok kırsal bölge nüfus kaybediyor.
whereas ★ oysa, -dığı hâlde (iki durumu karşılaştırırken) Yan cümle (özne + yüklem)
Yalnızca zıtlık bildirir, zaman anlamı yoktur. Genellikle iki farklı özne karşılaştırılır.
Some species thrive in polluted water, whereas others disappear at the first sign of contamination.
Bazı türler kirli suda gelişir, oysa diğerleri kirliliğin ilk belirtisinde yok olur.
however ★ ancak, bununla birlikte Yeni cümle (cümle bağlacı; noktalama ile ayrılır)
Nokta veya noktalı virgülden sonra gelir, ardından virgül alır (“. However,” / “; however,”). Virgülle iki cümleyi bağlayamaz. “however + sıfat/zarf” ise “ne kadar … olursa olsun” demektir.
Solar power is clean and abundant. However, storing it efficiently remains a major challenge.
Güneş enerjisi temiz ve bol. Ancak onu verimli biçimde depolamak hâlâ büyük bir sorun.
on the other hand öte yandan, diğer taraftan Yeni cümle (cümle bağlacı; noktalama ile ayrılır)
Aynı konunun iki farklı yönünü karşılaştırır; “on the contrary” ile karıştırılmamalı.
Online courses offer flexibility. On the other hand, they require considerable self-discipline.
Çevrim içi dersler esneklik sunar. Öte yandan ciddi bir öz disiplin gerektirir.
in contrast buna karşın, buna karşılık Yeni cümle (cümle bağlacı; noktalama ile ayrılır)
“By contrast” ile aynıdır. Ardından isim gelecekse “in contrast to / with” kullanılır.
Northern regions received heavy rainfall last year. In contrast, the south suffered a severe drought.
Kuzey bölgeleri geçen yıl yoğun yağış aldı. Buna karşın güney ciddi bir kuraklık yaşadı.
in contrast to ★ -in aksine, -den farklı olarak İsim öbeği
“in contrast with” biçimi de kullanılır.
In contrast to earlier studies, our results show no link between diet and memory loss.
Önceki çalışmaların aksine, sonuçlarımız beslenme ile bellek kaybı arasında bir bağlantı göstermiyor.
unlike ★ -in aksine, -den farklı olarak İsim öbeği
Edat gibi davranır, ardından cümle gelmez. Karşılaştırılan öğeler aynı türden olmalıdır (metals ↔ mercury).
Unlike most metals, mercury is liquid at room temperature.
Çoğu metalin aksine cıva oda sıcaklığında sıvıdır.
on the contrary tam tersine Yeni cümle (cümle bağlacı; noktalama ile ayrılır)
Önceki ifadeyi reddedip tersini söyler; iki farklı şeyi karşılaştırmak için kullanılmaz (bunun için “in contrast”).
The policy did not reduce unemployment. On the contrary, unemployment rose sharply after its introduction.
Politika işsizliği azaltmadı. Tam tersine, uygulamaya konduktan sonra işsizlik keskin biçimde arttı.

Karşıtlık (rağmen) bağlaçları: although, despite

Beklenene ters düşen bir sonucu anlatır: “X olmasına rağmen Y”. Bu grupta asıl tuzak yapıdadır: although + yan cümle, despite + isim öbeği veya V-ing.

BağlaçTürkçeArdından ne gelir?Örnek cümle
although ★ -e rağmen, -diği hâlde Yan cümle (özne + yüklem)
Ardından özne + yüklem gelir. Aynı cümlede “but” ile birlikte kullanılmaz.
Although the vaccine was developed quickly, it passed all standard safety trials.
Aşı hızlı geliştirilmiş olmasına rağmen tüm standart güvenlik testlerinden geçti.
even though ★ -diği hâlde (vurgulu) Yan cümle (özne + yüklem)
“although”dan daha güçlü bir zıtlık vurgular ve gerçek bir durumu anlatır; varsayım için “even if” kullanılır.
Even though the evidence was weak, the committee approved the proposal.
Kanıtlar zayıf olduğu hâlde komite öneriyi onayladı.
though -e rağmen; (cümle sonunda) yine de Yan cümle (özne + yüklem)
“although” ile aynı anlamdadır, biraz daha az resmîdir. Cümle sonunda zarf olarak “yine de” anlamı taşır.
Though the method is costly, it produces highly reliable results.
Yöntem pahalı olsa da son derece güvenilir sonuçlar veriyor.
despite ★ -e rağmen İsim öbeği veya V-ing
Ardından “of” gelmez (“despite of” yanlıştır). Cümle bağlamak için “despite the fact that” kullanılır.
Despite rising costs, the project was completed on schedule.
Artan maliyetlere rağmen proje zamanında tamamlandı.
in spite of ★ -e rağmen İsim öbeği veya V-ing
“despite” ile aynı yapıyı kurar: in spite of + isim / V-ing.
In spite of having limited funding, the team published several influential papers.
Sınırlı bir bütçeye sahip olmasına rağmen ekip birkaç etkili makale yayımladı.
despite the fact that -diği gerçeğine rağmen, -mesine rağmen Yan cümle (özne + yüklem)
“in spite of the fact that” da aynı şekilde kullanılır; anlamca “although” ile aynıdır.
Despite the fact that smoking rates have fallen, lung cancer remains a leading cause of death.
Sigara içme oranları düşmüş olmasına rağmen akciğer kanseri başlıca ölüm nedenlerinden biri olmayı sürdürüyor.
nevertheless ★ yine de, buna rağmen Yeni cümle (cümle bağlacı; noktalama ile ayrılır)
“nonetheless” ve “even so” ile eş anlamlıdır; iki cümle arasında noktalama ile kullanılır.
The sample size was small. Nevertheless, the findings offer useful insights for future research.
Örneklem küçüktü. Yine de bulgular gelecekteki araştırmalar için yararlı bilgiler sunuyor.
even if ★ -se bile Yan cümle (özne + yüklem)
Varsayıma dayalı bir durumu anlatır; gerçekleşmiş bir olgu için “even though” kullanılır.
Even if the drug is approved, it will not reach pharmacies for several years.
İlaç onaylansa bile birkaç yıl boyunca eczanelere ulaşmayacak.

Sebep bağlaçları: because, since, due to

Bir olayın nedenini verir. Sebep ve sonuç bağlaçları birlikte, sayımımızdaki bağlaç cevaplarının yaklaşık %42’sini oluşturur; sebebin cümle mi isim mi olduğuna dikkat edin.

BağlaçTürkçeArdından ne gelir?Örnek cümle
because ★ çünkü, -dığı için Yan cümle (özne + yüklem)
Ardından özne + yüklem gelir; isim için “because of” kullanılır.
Many patients stop taking the medication because its side effects are unpleasant.
Birçok hasta yan etkileri rahatsız edici olduğu için ilacı bırakıyor.
since ★ -dığı için, madem Yan cümle (özne + yüklem)
Sebep anlamında genellikle bilinen bir nedeni sunar. Zaman anlamında (“-den beri”) ana cümlede çoğunlukla present perfect bulunur.
Since the data were incomplete, the researchers repeated the survey.
Veriler eksik olduğu için araştırmacılar anketi tekrarladı.
as -dığı için; (zaman) -iken Yan cümle (özne + yüklem)
Anlamı bağlamdan çıkarılır: sebep, zaman (“-iken”) veya benzerlik (“gibi”) bildirebilir.
As the region relies heavily on tourism, the pandemic hit its economy particularly hard.
Bölge büyük ölçüde turizme bağlı olduğu için salgın ekonomisini özellikle sert etkiledi.
because of ★ -den dolayı, yüzünden İsim öbeği veya V-ing
Ardından özne + yüklem gelmez: “because of the ash” doğru, “because of the ash was thick” yanlış.
Flights were cancelled because of the volcanic ash cloud.
Volkanik kül bulutu yüzünden uçuşlar iptal edildi.
due to ★ -den dolayı, nedeniyle İsim öbeği
Cümle bağlamak için “due to the fact that” kullanılır. “be” fiilinden sonra da gelebilir (is due to).
The decline in bee populations is partly due to pesticide use.
Arı popülasyonlarındaki azalma kısmen pestisit kullanımından kaynaklanıyor.
owing to -den dolayı, nedeniyle İsim öbeği
“due to” ile eş anlamlıdır; “be” fiilinden sonra ise “due to” daha yaygındır.
Owing to a shortage of skilled staff, the hospital closed two of its wards.
Nitelikli personel eksikliği nedeniyle hastane iki servisini kapattı.
on account of yüzünden, -den dolayı İsim öbeği
“because of”un resmî bir eş anlamlısıdır.
The field trip was postponed on account of poor weather conditions.
Arazi gezisi kötü hava koşulları yüzünden ertelendi.
thanks to ★ sayesinde İsim öbeği
Genellikle olumlu bir sonucun nedenini verir.
Thanks to early diagnosis, the disease can now be treated successfully.
Erken teşhis sayesinde hastalık artık başarıyla tedavi edilebiliyor.
now that ★ madem artık, -diğine göre Yan cümle (özne + yüklem)
Yeni ortaya çıkmış bir durumu sebep olarak sunar; genellikle şimdiki zaman veya present perfect ile kullanılır.
Now that the vaccine is widely available, travel restrictions can be lifted.
Aşı artık yaygın olarak bulunabildiğine göre seyahat kısıtlamaları kaldırılabilir.
given that -dığı göz önüne alınırsa Yan cümle (özne + yüklem)
“given + isim” yapısı da kullanılır (given its size).
Given that the sample was small, the results should be interpreted with caution.
Örneklemin küçük olduğu göz önüne alınırsa sonuçlar dikkatle yorumlanmalıdır.
as a result of -in sonucu olarak, -den dolayı İsim öbeği
Ardından sebep gelir. “as a result” (sonuç olarak) ise tek başına kullanılan bir cümle bağlacıdır.
Thousands of homes were destroyed as a result of the earthquake.
Deprem sonucunda binlerce ev yıkıldı.

Sonuç bağlaçları: so, therefore, thus

Önceki bilginin sonucunu verir. Bu grubun çoğu cümle bağlacıdır; boşluktan önceki noktalama işareti çoğu zaman doğru seçeneği gösterir.

BağlaçTürkçeArdından ne gelir?Örnek cümle
so ★ bu yüzden, bu nedenle Yan cümle (özne + yüklem)
İki yan cümleyi virgülle bağlar (“…, so …”). Resmî metinde iki ayrı cümle arasında “Therefore,” tercih edilir.
The battery was faulty, so the device stopped working after a week.
Batarya arızalıydı, bu yüzden cihaz bir hafta sonra çalışmayı bıraktı.
therefore ★ bu nedenle, dolayısıyla Yeni cümle (cümle bağlacı; noktalama ile ayrılır)
Cümle başında, cümle içinde (“…, therefore, …”) veya noktalı virgülden sonra gelir; tek başına iki cümleyi virgülle bağlayamaz.
The two groups differed in age. Therefore, the results cannot be compared directly.
İki grup yaş bakımından farklıydı. Bu nedenle sonuçlar doğrudan karşılaştırılamaz.
thus ★ böylece, bu yüzden Yeni cümle (cümle bağlacı; noktalama ile ayrılır)
“…, thus + V-ing” biçiminde bir sonucu kısaca ekleyebilir (…, thus reducing costs).
Without enough water, plant cells lose their firmness. Thus, the leaves begin to wilt.
Yeterli su olmadığında bitki hücreleri diriliğini kaybeder. Bu yüzden yapraklar solmaya başlar.
hence bu nedenle, dolayısıyla Yeni cümle (cümle bağlacı; noktalama ile ayrılır)
Ardından tam bir cümle ya da yalnızca bir isim öbeği gelebilir (hence the name).
The material is light and durable; hence its popularity in aircraft design.
Malzeme hafif ve dayanıklıdır; uçak tasarımında bu kadar tercih edilmesi de bundandır.
consequently sonuç olarak, bu nedenle Yeni cümle (cümle bağlacı; noktalama ile ayrılır) The factory failed to meet safety standards. Consequently, it was closed by the authorities.
Fabrika güvenlik standartlarını karşılayamadı. Sonuç olarak yetkililer tarafından kapatıldı.
as a result ★ sonuç olarak Yeni cümle (cümle bağlacı; noktalama ile ayrılır)
“as a consequence” ile eş anlamlıdır. Ardından sebep bildiren bir isim gelecekse “as a result of” kullanılır.
Rainfall has declined for a decade. As a result, crop yields in the region have fallen.
Yağış miktarı on yıldır azalıyor. Sonuç olarak bölgedeki ürün verimi düştü.
so … that ★ o kadar … ki Yan cümle (özne + yüklem)
so + sıfat/zarf + that; so many/much/few/little + isim + that.
The results were so surprising that the team repeated the experiment twice.
Sonuçlar o kadar şaşırtıcıydı ki ekip deneyi iki kez tekrarladı.
such … that ★ öyle (bir) … ki Yan cümle (özne + yüklem)
such + (a/an) + (sıfat) + isim + that. Sayılamayan veya çoğul isimde a/an kullanılmaz (such heavy rain that …).
It was such a complex problem that no single model could explain it.
Öyle karmaşık bir sorundu ki tek bir model onu açıklamaya yetmiyordu.

Amaç bağlaçları: so that, in order to

Bir eylemin amacını anlatır. in order to ve so as to fiilin yalın hâlini, so that ve in order that ise tam bir yan cümle alır.

BağlaçTürkçeArdından ne gelir?Örnek cümle
so that ★ -sın diye, -mesi için Yan cümle (özne + yüklem)
Yan cümlede genellikle can/could/will/would gibi bir modal bulunur.
The data were anonymized so that participants could not be identified.
Katılımcılar tanınamasın diye veriler anonim hâle getirildi.
in order that ★ -mesi için, -sın diye Yan cümle (özne + yüklem)
“so that” ile aynı anlamdadır, daha resmîdir.
The rules were simplified in order that small firms could apply more easily.
Küçük firmalar daha kolay başvurabilsin diye kurallar sadeleştirildi.
in order to ★ -mek için Fiilin yalın hâli (V1)
Olumsuzu “in order not to + V1”dir. Ardından özne + yüklem gelmez.
Researchers interviewed 200 nurses in order to understand the causes of burnout.
Araştırmacılar tükenmişliğin nedenlerini anlamak için 200 hemşireyle görüştü.
so as to -mek için Fiilin yalın hâli (V1)
Olumsuzu “so as not to + V1”dir.
The museum limits visitor numbers so as to protect the ancient murals.
Müze, antik duvar resimlerini korumak için ziyaretçi sayısını sınırlıyor.
for fear that -mesinden korkarak, … korkusuyla Yan cümle (özne + yüklem)
Yan cümlede genellikle might/would/should bulunur. Daha resmî eş anlamlısı “lest (+ should) + V1”dir.
Many witnesses stayed silent for fear that they might lose their jobs.
Birçok tanık işini kaybedebileceği korkusuyla sessiz kaldı.
for fear of … korkusuyla, -mekten korktuğu için İsim öbeği veya V-ing Some patients avoid hospitals for fear of catching an infection.
Bazı hastalar enfeksiyon kapma korkusuyla hastanelerden uzak duruyor.
with a view to amacıyla, -mek niyetiyle İsim öbeği veya V-ing
Buradaki “to” bir edattır; ardından V-ing gelir (“with a view to build” yanlıştır).
The council bought the land with a view to building affordable housing.
Belediye, uygun fiyatlı konut inşa etmek amacıyla araziyi satın aldı.

Koşul bağlaçları: unless, provided that, in case

Bir şeyin hangi şartla gerçekleşeceğini anlatır. if, unless, as long as ve provided that ile kurulan yan cümlelerde gelecekten söz edilse bile genellikle will kullanılmaz.

BağlaçTürkçeArdından ne gelir?Örnek cümle
if eğer, -se/-sa Yan cümle (özne + yüklem)
Gerçek ve varsayıma dayalı koşullarda zaman uyumuna (if cümlesi türleri) dikkat edin.
If the trial succeeds, the drug could be available within two years.
Deneme başarılı olursa ilaç iki yıl içinde kullanıma sunulabilir.
unless ★ -medikçe, -mezse Yan cümle (özne + yüklem)
“if … not” anlamındadır; olumsuzluğu kendi içinde taşıdığı için ardından olumlu fiil gelir.
Unless the infection is treated early, it may spread to other organs.
Enfeksiyon erken tedavi edilmezse başka organlara yayılabilir.
provided that ★ -mek şartıyla, yeter ki Yan cümle (özne + yüklem)
“providing (that)” ve “on condition that” ile aynı anlamdadır.
Students may submit late work provided that they have a medical report.
Öğrenciler sağlık raporları olması şartıyla ödevlerini geç teslim edebilir.
as long as ★ -dığı sürece, yeter ki Yan cümle (özne + yüklem)
“so long as” ile aynıdır. Gelecekten söz edilse de ardından “will” kullanılmaz.
The bridge will remain safe as long as it is inspected regularly.
Köprü düzenli olarak denetlendiği sürece güvenli kalacak.
only if ★ ancak … -se, yalnızca … durumunda Yan cümle (özne + yüklem)
Cümle başına gelirse ana cümle devrik olur: “Only if it is started early is the treatment effective.”
The treatment is effective only if it is started within six hours.
Tedavi, ancak ilk altı saat içinde başlanırsa etkili olur.
in case ★ -ır diye, … ihtimaline karşı Yan cümle (özne + yüklem)
Koşul değil, önlem bildirir: eylem olaydan önce yapılır. Ardından “will” gelmez.
The team saved several backup copies in case the main server failed.
Ekip, ana sunucu çöker diye birkaç yedek kopya kaydetti.
in case of ★ … durumunda, … hâlinde İsim öbeği
“in the event of” ile eş anlamlıdır (cümle için “in the event that”). Anlamı “in case”ten farklıdır.
In case of a power cut, the hospital switches to its own generators.
Elektrik kesintisi durumunda hastane kendi jeneratörlerine geçer.
otherwise aksi takdirde, yoksa Yeni cümle (cümle bağlacı; noktalama ile ayrılır)
“or else” ile yakın anlamlıdır. Zarf olarak “başka türlü” anlamı da vardır.
Samples must be stored below 4 °C; otherwise, the bacteria will multiply.
Numuneler 4 °C’nin altında saklanmalıdır; aksi takdirde bakteriler çoğalır.
whether or not -se de -mese de Yan cümle (özne + yüklem)
“whether … or not” veya iki seçenekle “whether A or B” biçiminde de kullanılır.
Whether or not the policy succeeds, it has already changed the public debate.
Politika başarılı olsa da olmasa da kamuoyundaki tartışmayı çoktan değiştirdi.

Zaman bağlaçları: until, by the time, during

İki olay arasındaki zaman ilişkisini kurar. Bu bağlaçların sorulduğu yerlerde ana cümledeki zaman uyumu (present perfect, past perfect) çoğu zaman cevabı belirler.

BağlaçTürkçeArdından ne gelir?Örnek cümle
when -dığında, -ınca Yan cümle (özne + yüklem)
Gelecekten söz edilse de “when” yan cümlesinde “will” kullanılmaz.
When the drug was first tested, few scientists expected it to succeed.
İlaç ilk test edildiğinde çok az bilim insanı başarılı olacağını düşünüyordu.
while -iken, … sırasında Yan cümle (özne + yüklem)
Çoğunlukla sürekli zamanla kullanılır. Ardından isim gelecekse “during” kullanılır.
While the scientists were collecting samples, a sudden storm hit the island.
Bilim insanları numune toplarken adayı ani bir fırtına vurdu.
since -den beri Yan cümle veya isim öbeği
Ana cümlede genellikle present perfect bulunur. İsim de alır (since 2015).
Air quality has improved significantly since the city banned diesel cars.
Kent dizel arabaları yasakladığından beri hava kalitesi önemli ölçüde iyileşti.
until ★ -e kadar, -inceye dek Yan cümle veya isim öbeği
Eylemin o ana kadar sürdüğünü anlatır. “not … until” = ancak … -ince. İsim de alır (until 2030).
The patients were monitored until their symptoms disappeared completely.
Hastalar belirtileri tamamen kaybolana kadar izlendi.
by the time ★ -dığında (çoktan), -e kadar Yan cümle (özne + yüklem)
Ana cümlede genellikle past perfect veya future perfect kullanılır (By the time …, … will have …).
By the time the firefighters arrived, the building had already collapsed.
İtfaiyeciler geldiğinde bina çoktan çökmüştü.
as soon as ★ -ir -mez Yan cümle (özne + yüklem)
Gelecekten söz edilse de yan cümlede “will” yerine geniş zaman (present simple) kullanılır.
As soon as the results are published, we will share them with all participants.
Sonuçlar yayımlanır yayımlanmaz tüm katılımcılarla paylaşacağız.
once -ince, -dikten sonra Yan cümle (özne + yüklem)
“bir zamanlar” veya “bir kez” anlamındaki zarf “once” ile karıştırılmamalı.
Once the software is installed, the system restarts automatically.
Yazılım yüklendikten sonra sistem otomatik olarak yeniden başlar.
during ★ … sırasında, … boyunca İsim öbeği
Edattır; ardından özne + yüklem gelmez (“during the war” ama “while the war was going on”).
Many species migrate south during the coldest months of the year.
Birçok tür yılın en soğuk aylarında güneye göç eder.
no sooner … than -ir -mez Yan cümle (özne + yüklem)
Cümle başında devrik yapı ister: No sooner + had + özne + V3 … than … “Hardly / Scarcely … when” aynı anlamdadır.
No sooner had the law been passed than critics challenged it in court.
Yasa kabul edilir edilmez eleştirmenler ona mahkemede itiraz etti.
prior to -den önce, … öncesinde İsim öbeği veya V-ing
“before”un resmî karşılığıdır; ardından isim veya V-ing gelir, cümle gelmez.
Participants fasted for twelve hours prior to the blood test.
Katılımcılar kan testinden önce on iki saat aç kaldı.

Ekleme bağlaçları: moreover, in addition to

Aynı yönde yeni bilgi ekler. Cloze testte boşluktan önceki ve sonraki cümle aynı yönde ilerliyorsa bu gruba bakın.

BağlaçTürkçeArdından ne gelir?Örnek cümle
moreover ★ ayrıca, üstelik Yeni cümle (cümle bağlacı; noktalama ile ayrılır)
Aynı yönde yeni bir bilgi ekler; zıtlık bildirmez.
The new design uses less energy. Moreover, it is cheaper to manufacture.
Yeni tasarım daha az enerji kullanıyor. Üstelik üretimi daha ucuz.
furthermore bunun yanı sıra, ayrıca Yeni cümle (cümle bağlacı; noktalama ile ayrılır) The study was poorly designed. Furthermore, its sample was too small to be representative.
Çalışma kötü tasarlanmıştı. Bunun yanı sıra örneklemi temsil edici olamayacak kadar küçüktü.
in addition buna ek olarak Yeni cümle (cümle bağlacı; noktalama ile ayrılır)
Ardından isim gelecekse “in addition to” kullanılır.
The program improves reading skills. In addition, it boosts students’ confidence.
Program okuma becerilerini geliştiriyor. Buna ek olarak öğrencilerin özgüvenini de artırıyor.
in addition to ★ -e ek olarak, -in yanı sıra İsim öbeği veya V-ing
Buradaki “to” edattır; ardından V-ing gelir (“in addition to reduce” yanlıştır).
In addition to reducing pain, the drug lowers the risk of inflammation.
İlaç ağrıyı azaltmanın yanı sıra iltihaplanma riskini de düşürüyor.
besides -in yanı sıra; (cümle başında) üstelik İsim öbeği veya V-ing
Cümle başında virgülle (“Besides, …”) “üstelik” demektir. “beside” (yanında) ile karıştırılmamalı.
Besides its economic benefits, the dam provides protection against floods.
Baraj, ekonomik faydalarının yanı sıra sellere karşı koruma da sağlıyor.
as well as -in yanı sıra, … ve de İsim öbeği veya V-ing
Özne konumunda fiil ilk özneye uyar: “The director, as well as the staff, was …”.
The disease affects the lungs as well as the heart.
Hastalık kalbin yanı sıra akciğerleri de etkiler.
not only … but also ★ yalnızca … değil, aynı zamanda … da Yan cümle veya isim öbeği
Paralel yapıları bağlar. Cümle başına gelirse devrik yapı gerekir: “Not only does it …, but it also …”.
Regular exercise not only strengthens muscles but also improves mental health.
Düzenli egzersiz yalnızca kasları güçlendirmekle kalmaz, ruh sağlığını da iyileştirir.

Örnekleme bağlaçları: for example, such as

Genel bir ifadeyi örnekle somutlaştırır. Dil bilgisi sorularında daha seyrek hedeflenir; asıl yararı okuma ve paragraf sorularında metnin akışını izlemektir.

BağlaçTürkçeArdından ne gelir?Örnek cümle
for example örneğin Yeni cümle (cümle bağlacı; noktalama ile ayrılır)
Cümle başında, içinde veya sonunda virgüllerle ayrılarak kullanılır.
Several factors affect sleep quality. Caffeine, for example, can stay in the body for hours.
Uyku kalitesini birçok etken etkiler. Örneğin kafein vücutta saatlerce kalabilir.
for instance örneğin, mesela Yeni cümle (cümle bağlacı; noktalama ile ayrılır) Diet can affect mood. For instance, low iron levels are linked to fatigue and irritability.
Beslenme ruh hâlini etkileyebilir. Örneğin düşük demir düzeyi yorgunluk ve sinirlilikle ilişkilendirilir.
such as gibi İsim öbeği
Ardından cümle gelmez; örnek olarak isimler sıralanır.
Chronic conditions such as diabetes require long-term monitoring.
Diyabet gibi kronik hastalıklar uzun süreli takip gerektirir.
namely yani, şöyle ki İsim öbeği
Az önce genel olarak söyleneni adıyla belirtir; “for example”dan farkı, tüm öğeleri saymasıdır.
The study focused on two regions, namely the Black Sea coast and Central Anatolia.
Çalışma iki bölgeye, yani Karadeniz kıyısına ve İç Anadolu’ya odaklandı.

Alternatif bildiren bağlaçlar: instead of, rather than

Bir seçeneğin yerine diğerini koyar. instead tek başına bir cümle bağlacıdır; instead of ve rather than ise isim öbeği veya V-ing alır.

BağlaçTürkçeArdından ne gelir?Örnek cümle
instead bunun yerine Yeni cümle (cümle bağlacı; noktalama ile ayrılır)
Tek başına kullanılan bir cümle bağlacıdır; ardından isim gelecekse “instead of” kullanılır.
The committee did not reject the plan. Instead, it asked for further evidence.
Komite planı reddetmedi. Bunun yerine ek kanıt istedi.
instead of ★ -in yerine, -mek yerine İsim öbeği veya V-ing
Ardından fiil gelecekse V-ing kullanılır.
Many commuters now cycle to work instead of driving.
Birçok kişi artık işe araba yerine bisikletle gidiyor.
rather than ★ -den ziyade, -mek yerine İsim öbeği veya V-ing
Paralel yapı ister: “decided to wait rather than act” (yalın fiil); cümle başında genellikle V-ing (“Rather than waiting, …”).
The report focuses on prevention rather than treatment.
Rapor tedaviden çok önlemeye odaklanıyor.
either … or ya … ya da Yan cümle veya isim öbeği
Paralel yapıları bağlar. Özne konumunda fiil “or”dan sonraki özneye uyar.
Patients can either take the tablets daily or receive a monthly injection.
Hastalar ya her gün tablet alabilir ya da ayda bir iğne olabilir.
neither … nor ne … ne de Yan cümle veya isim öbeği
Anlamca olumsuzdur, fiil olumlu kullanılır. Fiil “nor”dan sonraki özneye uyar.
Neither the government nor the opposition supported the new tax.
Ne hükûmet ne de muhalefet yeni vergiyi destekledi.

Karşılaştırma bağlaçları: similarly, just as

İki şey arasındaki benzerliği ya da derece farkını gösterir. just as … so ve as … as gibi kalıplar, dil bilgisi bölümündeki eşli yapı sorularında da karşınıza çıkar.

BağlaçTürkçeArdından ne gelir?Örnek cümle
similarly benzer şekilde Yeni cümle (cümle bağlacı; noktalama ile ayrılır) Children who read regularly develop larger vocabularies. Similarly, adult readers perform better in verbal reasoning.
Düzenli okuyan çocukların kelime dağarcığı daha geniş olur. Benzer şekilde, okuyan yetişkinler sözel akıl yürütmede daha başarılıdır.
likewise aynı şekilde Yeni cümle (cümle bağlacı; noktalama ile ayrılır) Smoking damages the lungs. Likewise, long-term exposure to polluted air harms respiratory health.
Sigara akciğerlere zarar verir. Aynı şekilde kirli havaya uzun süre maruz kalmak da solunum sağlığını bozar.
just as ★ tıpkı … gibi Yan cümle (özne + yüklem)
“Just as …, so …” kalıbında “so”dan sonra devrik yapı gelebilir: “Just as …, so does …”.
Just as muscles weaken without exercise, the brain declines without mental stimulation.
Tıpkı kasların egzersiz yapılmadığında zayıflaması gibi, beyin de zihinsel uyarı olmadan geriler.
compared to -e kıyasla, -e göre İsim öbeği
“compared with” da kullanılır.
Compared to older models, the new engine uses far less fuel.
Eski modellere kıyasla yeni motor çok daha az yakıt kullanıyor.
by comparison buna kıyasla, kıyaslandığında Yeni cümle (cümle bağlacı; noktalama ile ayrılır)
“in comparison” da aynı anlamdadır; isim alacaksa “in comparison with / to”.
Wealthy nations emit huge amounts of carbon. By comparison, the poorest countries contribute very little.
Zengin ülkeler çok büyük miktarda karbon salıyor. Buna kıyasla en yoksul ülkelerin payı çok küçük.
as … as … kadar Yan cümle veya isim öbeği
Ardından isim veya yan cümle gelebilir (as … as the old one / as … as we expected). Olumsuzu “not as / so … as”.
The new battery lasts twice as long as the previous model.
Yeni batarya önceki modelin iki katı kadar uzun dayanıyor.

Sık karıştırılan bağlaçlar

Aşağıdaki çiftler ya aynı anlamı farklı yapıyla kurar ya da yapı olarak benzeyip farklı anlam taşır. Sınavda çeldiricilerin büyük kısmı bu farklar üzerine kurulur.

although ile despite / in spite of farkı

Anlamları aynıdır (-e rağmen); fark yapıdadır. “although” ardından özne + yüklem içeren bir yan cümle alır. “despite” ve “in spite of” ise isim öbeği veya V-ing alır; “despite of” diye bir yapı yoktur.

  • Although the roads were icy, the ambulance arrived on time.
    Yollar buzlu olmasına rağmen ambulans zamanında geldi.
  • Despite the icy roads, the ambulance arrived on time.
    Buzlu yollara rağmen ambulans zamanında geldi.

because ile because of / due to farkı

“because” cümle alır; “because of” ve “due to” isim öbeği alır. Boşluktan sonra çekimli bir fiil varsa “because”, yalnızca isim varsa “because of / due to” seçilir.

  • The trial was stopped because the drug caused serious side effects.
    İlaç ciddi yan etkilere yol açtığı için deneme durduruldu.
  • The trial was stopped due to serious side effects.
    Deneme ciddi yan etkiler nedeniyle durduruldu.

while ile during farkı

İkisi de “… sırasında” anlamına gelir. “while” yan cümle (veya kısaltılmış V-ing) alır; “during” bir edattır ve yalnızca isim alır.

  • The power went out while we were running the experiment.
    Biz deneyi yürütürken elektrik kesildi.
  • The power went out during the experiment.
    Deney sırasında elektrik kesildi.

so … that ile such … that farkı

İkisi de “o kadar … ki” anlamında sonuç bildirir. “so” sıfat veya zarftan önce gelir; “such” ise (a/an +) sıfat + isim öbeğinden önce gelir.

  • The lecture was so technical that many students left early.
    Ders o kadar teknikti ki birçok öğrenci erken ayrıldı.
  • It was such a technical lecture that many students left early.
    Öyle teknik bir dersti ki birçok öğrenci erken ayrıldı.

unless ile if … not farkı

“unless” çoğu zaman “if … not” demektir ve olumsuzluğu kendi içinde taşır; bu yüzden ardından olumlu fiil gelir (“unless it does not …” yanlıştır). Gerçekleşmemiş geçmiş durumlardan pişmanlıkla söz ederken ise genellikle “if … not” tercih edilir.

  • Unless the patient responds to treatment, surgery will be necessary.
    Hasta tedaviye yanıt vermezse ameliyat gerekecek.
  • If the patient does not respond to treatment, surgery will be necessary.
    Hasta tedaviye yanıt vermezse ameliyat gerekecek.

in case ile in case of farkı

“in case” + cümle bir önlem bildirir: bir şey olur diye önceden hazırlık yapılır. “in case of” + isim ise “… durumunda” demektir (= in the event of); eylem olay gerçekleşince yapılır.

  • Researchers kept spare samples in case the first set was contaminated.
    Araştırmacılar ilk set kirlenir diye yedek numuneler sakladı.
  • In case of contamination, all samples must be destroyed.
    Kirlenme durumunda tüm numuneler imha edilmelidir.

whereas ile while farkı

Zıtlık anlamında ikisi de “oysa” demektir. “while” ayrıca zaman bildirir (“-iken”), “whereas” ise yalnızca zıtlık bildirir. Cümlede zaman ilişkisi varsa “whereas” uymaz.

  • The north is largely industrial, whereas the south depends on agriculture.
    Kuzey büyük ölçüde sanayileşmiştir, oysa güney tarıma dayanır.
  • The building was evacuated while the alarm was ringing.
    Alarm çalarken bina boşaltıldı.

however ile but farkı

“but” aynı cümle içinde iki yan cümleyi virgülle bağlar. “however” ise cümle bağlacıdır: nokta veya noktalı virgülden sonra gelir ve ardından virgül alır. Cloze testte boşluktan önce nokta varsa “but” genellikle elenir.

  • The method is accurate, but it is very slow.
    Yöntem doğru sonuç verir, ama çok yavaştır.
  • The method is accurate. However, it is very slow.
    Yöntem doğru sonuç verir. Ancak çok yavaştır.

therefore ile so farkı

Anlam aynıdır (sonuç). “so” iki yan cümleyi virgülle bağlar (“…, so …”); “therefore” cümle bağlacıdır ve noktalama ister (“. Therefore,” / “; therefore,”).

  • The sample was contaminated, so the test was repeated.
    Numune kirlenmişti, bu yüzden test tekrarlandı.
  • The sample was contaminated. Therefore, the test was repeated.
    Numune kirlenmişti. Bu nedenle test tekrarlandı.

as long as ile as far as farkı

“as long as” koşul bildirir (“-dığı sürece”). “as far as” ise bir sınır veya derece bildirir (“… kadarıyla”, “as far as … is concerned” = “… söz konusu olduğunda”).

  • You may use the laboratory as long as you follow the safety rules.
    Güvenlik kurallarına uyduğunuz sürece laboratuvarı kullanabilirsiniz.
  • As far as we know, the virus does not spread through water.
    Bildiğimiz kadarıyla virüs su yoluyla yayılmıyor.

until ile by the time farkı

“until” bir eylemin belirli bir ana kadar sürdüğünü anlatır. “by the time” ise o an geldiğinde başka bir eylemin çoktan tamamlanmış olduğunu anlatır; ana cümlede genellikle past perfect veya future perfect bulunur.

  • The team kept working until the data were fully analyzed.
    Ekip, veriler tamamen analiz edilene kadar çalışmayı sürdürdü.
  • By the time the data were analyzed, the funding had run out.
    Veriler analiz edildiğinde bütçe çoktan tükenmişti.

even though ile even if farkı

“even though” gerçek bir durumu anlatır (“-diği hâlde”). “even if” ise varsayıma dayalı bir durumu anlatır (“-se bile”); koşul cümlesi zaman uyumunu izler.

  • Even though the drug is expensive, many hospitals use it.
    İlaç pahalı olduğu hâlde birçok hastane onu kullanıyor.
  • Even if the drug became cheaper, few hospitals would use it.
    İlaç ucuzlasa bile onu kullanan hastane sayısı az olurdu.

Bağlaçlar nasıl ezberlenir? Üç adımlı çalışma planı

  1. Anlam grubuna göre öğrenin. Her oturumda bir veya iki grubu çalışın ve işe en çok puan getiren sebep–sonuç ile zıtlık–karşıtlık gruplarından başlayın. Önce ★ işaretli 42 bağlacı, Türkçe karşılığı ve kendi yazdığınız bir örnek cümleyle not edin.
  2. Yapıya göre tekrar edin. Aynı anlamdaki bağlaçları “+ yan cümle / + isim veya V-ing / cümle bağlacı” diye üç sütuna ayırın (although – despite – nevertheless). Yukarıdaki yapı tablosunun sütunlarını kapatıp doldurmak hızlı bir tekrar yöntemidir.
  3. Soru içinde uygulayın. Cloze test ve cümle tamamlama sorularında her boşluğu şıklara bakmadan önce “anlam + yapı” olarak etiketleyin (ör. “zıtlık, ardından yan cümle”). Yanlış yaptığınız bağlaçları ayrı bir listede toplayın ve sık karıştırılan çiftleri yeniden okuyun.

Türkçe karşılık tek başına yetmez: “rağmen” diye ezberlediğiniz although ile despite’ı soruda ayıran şey, ardından gelen yapıdır. Çalışmanızı sınav tarihine göre planlamak için sınav takvimine bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

YDS’de en çok çıkan bağlaçlar hangileri?

2018–2021 arası altı YDS kitapçığında yaptığımız sayıma göre bağlaç sorularında doğru cevabın yaklaşık %42’si sebep–sonuç (because, since, due to, therefore, thus, as a result), %40’ı zıtlık–karşıtlık (although, even though, despite, while, whereas, however) grubundandır. Kalan küçük payı ekleme, alternatif, koşul ve zaman bağlaçları paylaşır. Bu sayfadaki ★ işaretli çekirdek liste, bu grupların öncelikli üyelerini toplar.

Despite ile although farkı nedir?

Anlamları aynıdır (-e rağmen), yapıları farklıdır. Although ardından özne ve yüklem içeren bir yan cümle alır: “Although the roads were icy, …”. Despite ise isim öbeği veya V-ing alır: “Despite the icy roads, …”. Despite’tan sonra “of” kullanılmaz; cümle bağlamak gerekirse “despite the fact that” yazılır.

Due to’dan sonra ne gelir?

Due to’dan sonra isim veya isim öbeği gelir: “due to heavy rain”, “due to a lack of funding”. Ardından özne ve yüklem içeren bir cümle gelecekse “due to the fact that” kullanılır. Because of, owing to ve on account of da aynı yapıyı izler; because ise doğrudan cümle alır.

Bağlaç soruları nasıl çözülür?

Önce boşluğun iki yanındaki fikirler arasındaki ilişkiyi belirleyin: zıtlık, sebep, sonuç, koşul, amaç veya zaman. Sonra boşluktan sonra ne geldiğine bakın: yan cümle mi, isim öbeği mi, V-ing mi? Son olarak noktalamayı kontrol edin: nokta veya noktalı virgülden sonra gelip virgülle ayrılan bir boşluk genellikle however, therefore gibi bir cümle bağlacı ister.

YÖKDİL’de bağlaç soruları var mı?

Evet. YÖKDİL’de bağlaçlar 1–20. sorulardaki kelime ve dil bilgisi karışık bölümde, 21–30. sorulardaki cloze testte ve 31–41. sorulardaki 11 cümle tamamlama sorusunda karşınıza çıkar. Bağlaç bilgisi iki sınavda da aynı şekilde işe yarar; YÖKDİL’de cümleler adayın alanından (fen, sağlık veya sosyal bilimler) seçilir.

Kaynaklar